Narlıdere İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeynep Başdaş’tan yeni eğitim yılı mesajı
Narlıdere İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeynep Başdaş, 2026-2027 eğitim öğretim yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda eğitimin yalnızca bilgi aktarmak değil, çocukların karakterini, merakını ve sorumluluk bilincini geliştirmek olduğunu vurguladı.

Narlıdere İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeynep Başdaş, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla mesaj yayımladı.
Başdaş, okulun çocuklar için yalnızca ders görülen bir yer olmadığını, aynı zamanda hayatı ve kendilerini tanımayı öğrendikleri yeni bir dünya olduğunu belirtti.
“Yeni bir dünyaya adım atar”
Başdaş, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Bir çocuk okul kapısından içeri girdiğinde aslında yalnızca bir sınıfa girmez.
Yeni bir dünyaya adım atar.
Merak etmeyi, soru sormayı, arkadaşlık kurmayı, birlikte üretmeyi, başarısız olduğunda yeniden denemeyi, farklı düşüncelere saygı duymayı; kısacası kendisini ve hayatı tanımayı öğrenir.”
Başdaş, eğitim öğretim yılının başlangıcını yalnızca yeni bir ders yılının başlangıcı olarak görmediğini belirterek şöyle devam etti:
“Bu yüzden eğitim öğretim yılının başlangıcını yalnızca yeni bir ders yılının başlangıcı olarak görmüyorum. Her eylül, bize çocuklarımızın bugününe dokunurken yarınlarına da sorumluluk taşıdığımızı yeniden hatırlatıyor.”
“Eğitimin nihai gayesi yalnızca bilen insan yetiştirmek değildir”
Eğitimin temel amacına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başdaş, şu ifadeleri kullandı:
“Eğitimin nihai gayesi, yalnızca bilen insan yetiştirmek değildir. Bildiklerini doğru yerde kullanabilen, aklıyla düşünen, vicdanıyla tartan, sorumluluk alabilen ve insan olmanın değerini bilen şahsiyetler yetiştirmektir.”
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vurgusu
Başdaş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu “yetkin ve erdemli insan” yaklaşımına da değindi.
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu "yetkin ve erdemli insan" yaklaşımını da bu açıdan son derece kıymetli buluyorum. Çünkü çocuklarımızın matematiği öğrenmesi kadar muhakeme edebilmesi, tarihi bilmesi kadar tarih şuuruna sahip olması, edebiyatı okuması kadar kelimelerin dünyasında düşünmeyi öğrenmesi, bilimi takip etmesi kadar merakını canlı tutması önemlidir.
Bilginin zihinde kalmayıp hayata, davranışa ve şahsiyete dönüşmesi... Maarifin asıl meselesi biraz da budur.”
“Maarifin Kalbinde Oyun”
Yeni eğitim öğretim yılında çocukların okul hayatında oyuna daha fazla yer açacaklarını belirten Başdaş, şu ifadeleri kullandı:
“Bu yıl çocuklarımızın okul hayatında oyuna daha fazla yer açacağız. "Maarifin Kalbinde Oyun" yaklaşımını yalnızca geleneksel oyunları hatırlamak olarak değil; çocuklarımızın birbirinin yüzüne bakarak iletişim kurduğu, birlikte karar verdiği, paylaşmayı, sabretmeyi, kazanmayı ve kaybetmeyi deneyimlediği bir öğrenme alanı olarak görüyoruz.
Çünkü bazı şeyler anlatılarak değil, yaşanarak öğrenilir.”
Yapay zekâ ve teknoloji mesajı
Başdaş, teknoloji ve yapay zekânın çocukların yaşamındaki yerine de dikkat çekti.
“İçinde bulunduğumuz çağ ise eğitimden başka bir sorumluluk daha istiyor. Çocuklarımız teknolojiyle iç içe büyüyor. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay; yapay zekâ hayatımızın pek çok alanında artık yanı başımızda. Fakat mesele yalnızca teknolojiyi kullanabilmek değil. Asıl mesele, kullandığımız teknolojinin bizi yönetmesine izin vermeden ona yön verebilecek bir irade geliştirebilmek.
Doğru bilgiyle yanlışı ayırabilen, dijital dünyada kendi mahremiyetini koruyabilen, gerektiğinde ekranı kapatıp gerçek hayatın içine dönebilen çocuklar yetiştirmek de bugünün eğitiminin sorumlulukları arasında.”
“Bu sorumluluğun en güçlü taşıyıcısı öğretmenlerimiz”
Öğretmenlerin eğitim sürecindeki rolüne vurgu yapan Başdaş, şunları söyledi:
“Bu sorumluluğun en güçlü taşıyıcısı ise yine öğretmenlerimiz.
Bir öğretmen, öğrencisine yalnızca bir dersin bilgisini vermez. Çocuklarımız öğretmenlerinin sözlerinden olduğu kadar hâllerinden de öğrenir. Adaletin ne olduğunu, emeğe nasıl değer verileceğini, farklı olana nasıl yaklaşılacağını, zor bir durumda nasıl davranılacağını çoğu zaman bir ders kitabından önce öğretmeninin duruşunda görür.”
Başdaş, öğretmenlik ve yöneticilik deneyimlerinden hareketle eğitimin çocukların hayatında bıraktığı kalıcı ize de dikkat çekti:
“Öğretmenlik yaptığım yıllardan ve bugün taşıdığım yöneticilik sorumluluğundan biliyorum ki eğitimde kalıcı iz, çoğu zaman büyük cümlelerle değil; zamanında söylenmiş bir söz, fark edilmiş bir yetenek, vazgeçmesine izin verilmemiş bir çocuk ve inanılmış bir öğrenci üzerinden bırakılıyor.
Bu nedenle öğretmenlerimizin mesleki gelişimini desteklemek, çalışma şartlarını güçlendirmek ve eğitim politikalarının sınıfta karşılık bulmasını sağlamak bizim en temel sorumluluklarımızdan biri.”
Okul ve aile iş birliğine vurgu
Ailelerin eğitim sürecindeki önemine de değinen Başdaş, şu ifadeleri kullandı:
“Aynı sorumluluğun bir diğer tarafında ailelerimiz var.
Çocuğun okulda gördüğü ile evde karşılaştığı değerler birbirini tamamladığında eğitim daha güçlü bir zemine kavuşuyor. Okul ile ailenin birbirini dinlediği, birbirine güvendiği ve çocuğun iyiliğini merkeze aldığı bir ilişkiyi önemsiyoruz.
Çünkü bir çocuğun eğitim yolculuğunda öğretmenin emeğine, ailenin ilgisine ve okulun güvenli iklimine aynı anda ihtiyacı var.”
“Narlıdere’de yeni eğitim öğretim yılına bu anlayışla başlıyoruz”
Başdaş, Narlıdere’de oluşturmak istedikleri eğitim ortamını şu sözlerle anlattı:
“Narlıdere'de yeni eğitim öğretim yılına bu anlayışla başlıyoruz.
Her çocuğun kendisini değerli hissettiği, yeteneğini keşfedebildiği, soru sormaktan çekinmediği; öğretmenlerimizin mesleklerinin gücünü ve itibarını hissederek çalıştığı; ailelerimizin okullarımızla güçlü bir bağ kurduğu bir eğitim iklimini birlikte inşa etmek için çalışacağız.
Çocuklarımızın okuldan yalnızca daha fazla bilgiyle değil; daha güçlü bir karakter, daha geniş bir ufuk, daha diri bir merak ve daha sağlam bir vicdanla ayrılmasını istiyoruz.
Çünkü bizim için başarı, çocuğun yalnızca ne kadar bildiğiyle değil; bildikleriyle nasıl bir insan olduğuyla da ilgilidir.”
“İlk zilin sesi yeni keşiflerin habercisi olsun”
Narlıdere İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeynep Başdaş, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken bütün öğrencilerimizin gözlerindeki merakı, öğretmenlerimizin heyecanını ve ailelerimizin umudunu yüreğimizde taşıyoruz.
İlk zilin sesi; yeni başlangıçların, yeni soruların, yeni keşiflerin habercisi olsun.
2026-2027 eğitim öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve ülkemizin eğitim yolculuğuna hayırlar getirmesini diliyorum.
Rabb'im emeklerimizi bereketlendirsin, çocuklarımızın yolunu ve bahtını açık etsin.
Yeni eğitim öğretim yılımız hayırlı olsun.”






